Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Dursunbey Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Alper Yardan’ın imzasını taşıyan akademik çalışma, koordinasyon kimyası alanında geleneksel yaklaşımların ötesine geçerek bilim dünyasına yeni ufuklar açan önemli bulgular ortaya koydu.
BAÜN akademisyenlerinden
Dr. Öğr. Üyesi Alper Yardan tarafından yürütülen “A ligand in the metal salt
sea: extreme metal-to-ligand ratios and the thermodynamic driving force of the
halogen bond” başlıklı makale, kimya biliminin dünyadaki en köklü
otoritelerinden biri olan asırlık Kraliyet Kimya Birliği (Royal Society of
Chemistry) yayınlarında yer alan ve uluslararası dergi sıralamalarında Q1
kategorisindeki “Dalton Transactions” dergisinde yayımlandı.
Dr. Öğr. Üyesi Alper
Yardan: “Sıra dışı reaksiyon koşulları, yeni nesil 3 boyutlu mimarilerin
kapısını aralıyor”
Çalışma hakkında bilgi
veren Dr. Öğr. Üyesi Alper Yardan, araştırmada geleneksel koordinasyon kimyası
kurallarının aksine, moleküllerin aşırı doymuş bir “metal tuzu denizine” maruz
bırakılmasının moleküler yapı üzerindeki etkilerinin incelendiğini belirtti.
Bu ekstrem sentez
stratejisinin klasik beklentilerin ötesine geçerek daha önce gözlemlenmemiş
karmaşık üç boyutlu supramoleküler mimarilerin kinetik olarak tuzaklanmasını
sağladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Alper Yardan, elde edilen sonuçların
koordinasyon kimyası alanında yeni araştırma perspektifleri sunduğunu
vurguladı.
Araştırmada ortaya çıkan
mikro-kristalin ağların, yoğun sterik engellemeler altında şekillenmesine
rağmen dikkat çekici morfolojik evrimler sergilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi
Alper Yardan, bu yapıların moleküler düzeydeki elektronik iletişim özellikleri
ve yüksek termal dayanıklılıklarıyla öne çıktığını ifade etti.
Elde edilen bulguların,
tasarlanan hiyerarşik nanoyapıların geleceğin moleküler spintronik
sistemlerinde ve yüksek sıcaklık sensör dizilimlerinde kullanım potansiyeline
işaret ettiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alper Yardan, çalışmanın ileri
teknoloji cihazların öngörülebilir mühendisliğine yönelik yeni bir temel
oluşturabileceğini dile getirdi.
Makale erişim adresi: https://doi.org/10.1039/d6dt00722h
