Balıkesir
Üniversitesi (BAÜN) Necatibey Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı akademisyenlerinden Doç. Dr.
Erhan Tunç’un içerisinde yer aldığı akademisyenlerin imzasını taşıyan bilimsel
çalışma, evlilikte duygu düzenleme güçlükleri, bilişsel esneklik ve yaşam
doyumu arasındaki bireysel ve eşler arası ilişkilerin ortaya konulmasına önemli
katkılar sundu.
BAÜN
akademisyenlerinden Doç. Dr. Erhan Tunç, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi
akademisyenlerinden Doç. Dr. Osman Söner ve Araş. Gör. Muhammed Furkan Tunç
tarafından gerçekleştirilen “When Your Emotions Drain My Flexibility: A Dyadic
Analysis of Emotion Regulation, Cognitive Flexibility, and Life Satisfaction in
Marriage” başlıklı araştırma, uluslararası dergi sıralamalarında en üst
dilimlerden olan Q2 ölçeğindeki “The American Journal of Family Therapy”
dergisinde yayımlandı.
Doç.
Dr. Erhan Tunç: “Evlilikte duygu düzenleme, yalnızca bireysel değil, ilişkisel
bir süreç olarak değerlendirilmeli”
Çalışma
hakkında bilgi veren Doç. Dr. Erhan Tunç, araştırmada Türkiye’de yaşayan, en az
beş yıldır evli ve en az bir çocuğu bulunan 404 kadın-erkek çiftin verilerinin
analiz edildiğini belirtti. Toplam 808 katılımcının verilerinin, karşılıklı
etkileşim içerisindeki 404 evlilik birimi üzerinden değerlendirildiğini ifade
eden Doç. Dr. Erhan Tunç, Aktör-Partner Karşılıklı Bağımlılık Modeli (APIM)
kullanılarak eşlerin duygu düzenleme güçlükleri, bilişsel esneklikleri ve yaşam
doyumları arasındaki bireysel ve eşler arası etkilerin aynı yapısal model
içerisinde incelendiğini söyledi.
Araştırmada
kadınlarda ve erkeklerde kişinin kendi duygu düzenleme güçlüğü arttıkça
bilişsel esnekliğinin azaldığını, bilişsel esnekliğin artmasıyla birlikte yaşam
doyumunun da yükseldiğini belirten Doç. Dr. Erhan Tunç, eşlerin bilişsel
esnekliklerinin yalnızca kendi yaşam doyumlarını değil, partnerlerinin yaşam
doyumlarını da olumlu yönde etkilediğinin ortaya konulduğunu ifade etti.
Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından birinin ise eşler arasındaki cinsiyet
asimetrisi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Erhan Tunç, erkeklerin duygu düzenleme
güçlüklerinin kadınların bilişsel esnekliğini anlamlı biçimde azalttığını, buna
karşılık kadınların duygu düzenleme güçlüklerinin erkeklerin bilişsel esnekliği
üzerindeki benzer etkisinin anlamlı bulunmadığını belirtti. Dolaylı etkilerin
de bilişsel esnekliğin, duygu düzenleme güçlükleri ile yaşam doyumu arasındaki
ilişkide temel bir aktarım mekanizması olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Bulguların,
evlilikte duygu düzenlemenin yalnızca bireysel bir beceri ya da güçlük olarak
değil, ilişkinin ortak işleyişi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret
ettiğini belirten Doç. Dr. Erhan Tunç, bir eşin duygularını yönetmekte yaşadığı
güçlüğün diğer eşin olaylara farklı açılardan bakma, alternatif çözüm üretme ve
stres karşısında uyum sağlama kapasitesini de etkileyebileceğini ifade etti.
Türkiye örnekleminde görülen cinsiyet asimetrisinin, kadınların evlilik
içerisinde duygusal yükü ve ilişkinin duygusal dengesini koruma sorumluluğunu
daha fazla üstlenebildiğine ilişkin kültürel örüntülerle birlikte
değerlendirilebileceğini belirten Doç. Dr. Erhan Tunç, bununla birlikte
araştırmanın kesitsel ve öz-bildirime dayalı olması nedeniyle bulguların tüm
Türk ailelerine genellenmemesi ve kesin neden-sonuç ilişkileri şeklinde
yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Elde edilen sonuçların aile danışmanlığı
ve çift terapisi uygulamalarında erkeklerin duygusal farkındalık ve duygu
düzenleme becerilerinin güçlendirilmesi, kadınların aşırı duygusal yük
üstlenmesini önleyecek sağlıklı sınırların desteklenmesi ve çiftlerin ortak
başa çıkma kapasitesinin geliştirilmesi açısından önemli çıkarımlar sunduğunu
belirtti.
Makale
erişim adresi: https://doi.org/10.1080/01926187.2026.2709404