Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Yabancı Diller Yüksekokulu akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Özgür Çelik’in de içerisinde yer aldığı akademisyenlerin imzasını taşıyan akademik çalışma, üretken yapay zekanın eğitim ortamlarında etik ve eleştirel kullanımına ilişkin önemli bulgular ortaya koydu.
BAÜN
akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Özgür Çelik ve Bursa Teknik Üniversitesi
akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Miranda Karjagdi Çolak tarafından hazırlanan
“Fostering Ethical AI Literacy and Academic Integrity through CEFR-Based
Mediation Pedagogy in Secondary EFL Classrooms” başlıklı çalışma, uluslararası
dergi sıralamalarında en üst dilim olan SSCI-Q1 ölçeğinde yer alan “System”
dergisinde yayımlandı.
Çalışma
hakkında bilgi veren BAÜN Yabancı Diller Yüksekokulu akademisyenlerinden Öğr.
Gör. Dr. Özgür Çelik, üretken yapay zekanın (ÜYZ) eğitim ortamlarına hızlı
entegrasyonunun, okuryazarlığın yalnızca dilsel beceriler bütünü olarak değil,
aynı zamanda eleştirel, etik ve sosyal etkileşimle aracılanmış bir pratik
olarak yeniden tanımlanmasını gerekli kıldığını ifade etti. Diller İçin Avrupa
Ortak Başvuru Metni’nin (CEFR) aracılık (mediation) kavramı için güçlü bir
çerçeve sunduğunu belirten Çelik, buna rağmen aracılık pedagojisinin K-12
düzeyindeki İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenme (EFL) bağlamlarında etik
dijital okuryazarlığı nasıl destekleyebileceğine ilişkin görgül araştırmalarda önemli
bir boşluk bulunduğunu söyledi.
Aracılık
temelli bir öğretim müdahalesinin 9. sınıfta öğrenim gören 90 Türk EFL
öğrencisi üzerindeki etkisini inceleyen araştırmada, akademik dürüstlük ve
eleştirel posthümanist okuryazarlık ilkelerinin müdahaleye entegre edildiğini
ifade eden Öğr. Gör. Dr. Özgür Çelik, bu kapsamda öğrencilerin 9-11 yaş
grubundaki ilkokul öğrencilerinden oluşan otantik bir hedef kitleye yönelik
işbirlikli olarak çok modlu (multimodal) posterler tasarladıklarını aktardı.
Öğr.
Gör. Dr. Özgür Çelik, Wilcoxon İşaretli
Sıralar Testi kullanılarak gerçekleştirilen nicel analizlerin, öğrencilerin
etik kaynak kullanımına yönelik algıladıkları değer, bilgi ve özgüven
düzeylerinde müdahale sonrasında istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğunu
ortaya koyduğunu belirtti.
Nitel
bulguların ise otantik hedef kitlenin bir “etik çapa” (ethical anchor) işlevi
gördüğünü ortaya koyduğunu ifade eden Öğr. Gör. Dr. Özgür Çelik, bu yaklaşımın
öğrencileri sorgulamadan gerçekleştirilen dijital tüketimden uzaklaştırarak,
hem akranlarıyla hem de ÜYZ araçlarıyla eleştirel bir anlam müzakeresi
yürüttükleri bir "çifte aracılık" (double mediation) sürecine
yönlendirdiğini belirtti.
Makale
erişim adresi: https://doi.org/10.1016/j.system.2026.104100