Balıkesir
Üniversitesi (BAÜN) Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı
akademisyenlerinden Prof. Dr. Cengiz Gökbulut’un da içerisinde yer aldığı
akademisyenlerin imzasını taşıyan çalışma ile sığırlarda yaygın olarak
kullanılan makrosiklik lakton grubu antiparaziter ilaçların insan tüketimine
sunulan hayvansal dokulardaki kalıntılarının eş zamanlı olarak belirlenmesine
yönelik hızlı, pratik ve güvenilir bir analitik yöntem geliştirildi.
BAÜN
Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Cengiz Gökbulut, Doç. Dr. Oğuzhan
Korkut ve Dr. Fazilet Şen Metin, Dr. Nurullah Güçlü ile BAÜN Sağlık Bilimleri
Enstitüsü mezunu Dr. Veteriner Hekim Büşra Aslan Akyol ve doktora öğrencisi
Veteriner Hekim Kübra Deliklitaş’ın imzasını taşıyan “The Development and
Validation of an RP-HPLC-FD Method for the Multi-Residue Analysis of
Antiparasitic Macrocyclic Lactones in Cattle Edible Tissues” başlıklı çalışma,
uluslararası dergi sıralamalarında en üst dilim olan Q1 kategorisindeki
“Scientific Reports” dergisinde yayımlandı.
Balıkesir
Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında da desteklenen
çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cengiz Gökbulut, hayvanlarda kullanılan
ilaçların belirlenen arınma sürelerine uyulmadan hayvanların kesime sevk
edilmesi durumunda hayvansal ürünlerde ilaç kalıntılarının ortaya çıkabildiğini
belirtti. Kontamine ürünlerin tüketilmesinin halk sağlığı açısından önemli
riskler oluşturabileceğini ifade eden Gökbulut, araştırmada sığırlarda yaygın
olarak kullanılan ivermektin, abamektin, doramektin, moksidektin ve
eprinomektin olmak üzere beş makrosiklik laktonun et, karaciğer, böbrek ve yağ
dokularında eş zamanlı olarak belirlenebilmesi amacıyla yeni bir analitik
yöntem geliştirildiğini ve yöntemin geçerli kılındığını belirtti.
Araştırmada
geliştirilen yöntemin uygulanmasıyla, söz konusu ilaç kalıntılarının floresan
dedektörlü yüksek performanslı sıvı kromatografisi kullanılarak tespit
edildiğini belirten Prof. Dr. Cengiz Gökbulut, tüm yenilebilir doku
örneklerinde beş ilaç için geri kazanım oranlarının yüzde 73,91 ile yüzde 96,15
arasında değiştiğini ifade etti. Sığırların yenilebilir doku örneklerindeki
makrosiklik laktonlar için tespit ve kantifikasyon limitlerinin sırasıyla
0,85-1,25 µg/kg ve 2,55-3,80 µg/kg arasında belirlendiğini aktardı.
Çalışmanın
gerçek örneklere uygulanması sonucunda, incelenen 168 örneğin 18’inde
makrosiklik lakton kalıntılarının tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Cengiz
Gökbulut, örneklerden birinde 40 µg/kg düzeyinde ivermektin bulunduğunu ve bu
değerin ilgili maksimum kalıntı limitini aştığını, diğer pozitif örneklerin ise
ilgili maksimum kalıntı limitlerinin altında kaldığını ifade etti.
Geliştirilen
ve doğrulanan yöntemin, literatürdeki diğer yöntemlerden farklı olarak yalnızca
1 gram numune ve 3 mililitre çözücü kullanılarak uygulanabildiğini belirten
Prof. Dr. Cengiz Gökbulut, yöntemin sığırların yenilebilir dokularındaki
makrosiklik lakton kalıntılarını tespit etmek için uygulanabileceğini ifade
etti. Gökbulut, özellikle hedef bileşiklerin yüksek lipofilik özellikleri göz
önüne alındığında, yağ dokusu (adipoz doku) gibi yüksek lipid içeriğine sahip
matrislerde potansiyel matris etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini
vurguladı.
Makale
erişim adresi; https://www.nature.com/articles/s41598-026-57294-8?utm_source=researchgate.net&utm_medium=article