Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Balıkesir Meslek Yüksekokulu Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Bilge Villi’nin de içerisinde yer aldığı aakdemisyenlerin imzasını taşıyan çalışmada, akademisyenlerin yapay zekâ araçlarını kullanım davranışları göreve özgü bir yaklaşımla incelendi. Araştırma, akademisyenlerin yapay zekâ kullanımının tek tip bir benimseme davranışı olmadığını; kullanımın genel akademik görevler, akademik yazım, literatür taraması ve görsel içerik oluşturma gibi farklı akademik faaliyetlere göre değiştiğini ortaya koydu.
Balıkesir Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr.
Bilge Villi, Selçuk Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Alaaddin Selçuk
Köylüoğlu, Gaziantep Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. İbrahim Halil
Efendioğlu ve Kocaeli Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Fatih Koç tarafından
hazırlanan “Understanding task-specific AI adoption among academic professionals:
AI literacy, professional role, and responsible use” başlıklı çalışma, uluslararası
dergi sıralamalarında en üst dilim olan Q1 ölçeğindeki “Acta
Psychologica” dergisinde yayımlandı.
Çalışma
hakkında bilgi veren Doç. Dr. Bilge Villi, araştırmada Türkiye’deki 116
üniversitede görev yapan 368 akademisyenden elde edilen verilerin
kullanıldığını belirtti. Akademisyenlerin yapay zekâ kullanımının genel bir
teknoloji benimseme davranışı olarak değil, göreve özgü bir yaklaşım
çerçevesinde ele alındığı araştırmada, genel akademik görevler, akademik yazım,
literatür taraması ve görsel içerik oluşturma olmak üzere dört farklı kullanım
alanı incelendi.
Araştırma
sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Bilge Villi, yapay zekâyı
kullanabilme yeterliliğinin genel akademik görevlerde ve literatür taramasında
kullanımı anlamlı biçimde yordadığını belirterek, akademik unvanın ise genel
akademik kullanım, akademik yazım ve literatür taramasında yapay zekâ
benimsemesini farklılaştıran önemli bir profesyonel unsur olarak öne çıktığını
vurguladı.
Bulguların,
akademisyenlerin yapay zekâyı tüm akademik görevlerde aynı biçimde
benimsemediğini gösterdiğini belirten Doç. Dr. Bilge Villi, makine öğrenmesi
analizlerinde en güçlü tahmin performansının literatür taramasındaki yapay zekâ
kullanımı için elde edildiğine ve bu alandaki kullanım davranışının diğer
akademik görev alanlarına kıyasla daha sistematik ve öngörülebilir bir yapı
sergilediğine dikkat çekti.
Çalışmanın
yükseköğretim açısından sonuçlarına da değinen Doç. Dr. Bilge Villi,
akademisyenlere yönelik yapay zekâ eğitimlerinin yalnızca teknik becerilerle
sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Bu eğitimlerin, akademik göreve özgü
kullanımın yanı sıra etik ve sorumlu kullanım ilkelerini de kapsaması gerektiğini
belirten Doç. Dr. Bilge Villi, araştırmanın yükseköğretimde yapay zekânın daha
bilinçli ve sorumlu kullanımına yönelik politika ve uygulamaların
geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Makale erişim adresi; https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0001691826013740