Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çalışkan’ın da içerisinde yer aldığı akademisyenlerin imzasını taşıyan çalışma, uyku apnesinin beyin üzerindeki olası zararlarına dair bilim dünyasına önemli bulgular sundu.
BAÜN
akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çalışkan’ın yanı sıra Ankara
Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Erhan Nalçacı,
Araş.Gör. Dr. Koray Hamza Cihan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Seda Koçak ve Kütahya Dumlupınar
Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Gözde Karabulut tarafından
ortaya konan “Hypoxia Disrupted Serotonin Levels in the Prefrontal Cortex and
Striatum, Leading to Depression-like Behavior” başlıklı çalışma, uluslararası
dergi sıralamasının en üst diliminde yer alan Q1 ölçeğindeki “Biology (Basel)”
dergisinde yayımlandı. Çalışma ayrıca İtalya Bilim Akademisinin, Deneysel
Biyolojide 100. Yıl kutlama özel sayısında yerini aldı.
Dr.
Hasan Çalışkan: "Uyku Apnesi Beyin Kimyasını Değiştirerek Depresif
Davranışlara Yol Açabiliyor"
Çalışma
hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çalışkan, uyku apnesinin günümüzde
oldukça yaygın görülen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Uyku
sırasında solunumda meydana gelen kesintilerle karakterize edilen bu durumun
beyin sağlığı üzerindeki etkilerini incelediklerini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi
Hasan Çalışkan, yaptıkları deneysel çalışmada uyku apnesini taklit edecek
şekilde sıçanları hipoksiye maruz bıraktıklarını söyledi.
Dr.
Öğr. Üyesi Hasan Çalışkan, hipoksiye maruziyet sonucunda elde ettikleri
bulguların, sıçanlarda depresif davranışlarda artış ve beyindeki serotonin
üretiminde azalma yönünde olduğunu kaydetti. Özellikle beynin ön lobu
(prefrontal korteks) ile corpus striatum bölgelerinde bu azalmanın ciddi
düzeyde olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çalışkan, bu sonuçların
hastalığın merkezi sinir sistemi üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkilerle
birlikte buna bağlı davranış değişikliklerini ortaya koyduğunu ve elde edilen
bulguların literatürde önemli bir preklinik çalışma olarak yer aldığını ifade
etti.
Makale
bağlantı adresi: https://www.mdpi.com/2079-7737/14/8/931
